Real Madrid – Chelsea – Kaan Örs

REAL MADRİD-CHELSEA

Şampiyonlar Ligi yarı final ilk maçında Real Madrid evinde Chelsea’ yi konuk etti. Bu önemli mücadelede, son beş maçında da 3-4-2-1 dizilişini kullanan Tuchel, bu sefer 3-5-2 dizilişiyle sahaya çıktı. Madrid deplasmanında özellikle orta sahada üstün olmak isteyen teknik direktör, alışılmış Kante-Jorginho ikilisinin yanına formda bir sezon geçiren Mount’u koydu. Bununla birlikte son zamanlarda sıkça ilk 11 başlayan James yerine, daha tecrübeli olan Azpilicueta ile başladı. Forvet ikilisi tercihini ise Werner-Pulisic’ den yana kullandı.

Son 5 maçında 4 farklı diziliş deneyen Zidane ise, Tuchel gibi 3-5-2 ile sahaya çıktı. Vazquez, Valverde ve Mendy’ den yoksun olan teknik direktör, birçok maçta kullandığı Casemiro-Kross-Modric üçlüsünü bu önemli mücadelede de bozmadı. Mendy’nin yokluğunda sol tarafta Marcelo, Vazquez’in yerine de sağ tarafta Carvajal görev yaptı. Çift forvet çıkarak Benzema’yı yalnız bırakmak istemeyen Zidane, Benzema’nın yanına ise genç isim Vinicius’u kullandı.

Özellikle Jorginho gibi uzun top yeteneği olan bir orta sahaya sahip Chelsea, birçok maçta olduğu gibi uzun top denemeleriyle mücadeleye başladı. Hatta ilk uzun top denemesini 36.saniyede gerçekleştirdi. Rakibin üçlü savunmasının pozisyonunu kaybettiği anlarda, özellikle hızlı şekilde ceza sahası içine kat edebilen Pulisic ilk dakikalarda düşünüldü. Dakika 15’te ise Jorginho gibi uzun isabetli paslar atabilen Rüdiger, savunmada Militao’nun yerini terk ettiğini fark etti. İçeriye hareketlenen Pulisic onu marke eden Nacho’dan hızlı davranarak, savunma arkasına atılan topu rahatça kontrol etti. Ardından kaleciden de sıyrılıp takımını 1-0 öne geçirmeyi başardı.

Pulisic topu ceza sahasında kontrol ettiği anda, Militao’nun ceza sahasına yeni girdiğini görüyoruz. Savunma arkasına atılan bu top ile Chelsea’nin rakibinin savunma dengesini bozduğunu gözlemleme şansı buluyoruz.

Bunun dışında rakibinin hücuma kalabalık çıktığı pozisyonlarda, Mount ve Kante gibi hızlı oyuncularla orta sahayı çabuk geçmeyi hedeflediler. Nitekim bu hedeflerine 9.dakikadaki kritik bir pozisyonla ulaştıklarını söyleyebiliriz. Hücuma kalabalık çıkan Madrid, pozisyon sonrası savunmaya hızlı dönemedi. Orta sahada rakiplerinden hızı ve bireysel yeteneği ile kurtulan Mount ile üçe üç bir pozisyon yakalandı. İçeriye yapılan ortada Pulisic topu Werner’in önüne yolladı fakat pozisyon olumsuz sonuçlandı.

Savunma arkası atılan toplar ve rakip öndeyken orta alanı hızlı geçmek dışında, özellikle orta sahaların hücuma katkısıyla, rakip kanatların içte konumlanması amaçlandı. Bu sayede kanatlardaki Azpilicueta ve Chilwell’e içeriye fazla sayıda orta yapma imkânı verilecekti. Özellikle bu pozisyonda Marcelo’nun iç tarafta konumlanması ile Azpilicueta’ya uygun bir pozisyon oluşturulduğunu görüyoruz. Fakat Chelsea maç boyu yapmış olduğu 19 ortadan sadece ikisinde isabet bulabildiğini göz önüne alırsak, bu yöntemin başarıyla sonuçlandığını söylememiz güç olur.

Zidane ise rakibinin yerleşik savunmasını özellikle Marcelo’nun ters kanada yaptığı uzun paslarla açmayı planladı. İlk dakikalardaki denemelerden sonuç alınamasa da 29.dakikada atılan golde Marcelo’nun etkili ortası büyük rol oynadı. Ayrıca maç boyunca Benzema’ nın birkaç pozisyonda ceza sahası dışında topla buluştuğuna şahit olduk. Bu pozisyonlardan birinde Benzema’nın etkili vuruşu direkten döndü.

Vinicius santrofor mevkiinde oynamasına karşın birçok pozisyonda kanat pozisyonuna çıktı. Maç sonu ortalama pozisyonunun Marcelo’yla çok yakın olduğunu gözlemleyebiliyoruz. Özellikle bu sayede rakibin savunma çizgisi bozulmaya çalışıldı. Fakat 66 dakika sahada kalan Vinicius topla sadece 22 kez buluşabildi.

İkinci devrenin başında ise Madrid, rakibinin geriden oyun kurmasına izin vermemek amacıyla önde baskıyı tercih etti. Tuchel oyuncu değişikliği hamlelerini kullanana kadar Madrid rakibinin oyun hakimiyetini almasını engelledi. Özellikle ilerideki oyuncularının maçın her anında hareketli olmasını isteyen Tuchel ise bu duruma üç oyuncu değişikliği yaparak karşılık verdi. Pulisic, Werner ve Azpilicueta’ yı oyundan alırken, yerlerine sırasıyla Ziyech, Havertz ve James’i oyuna sürdü. Aynı anda Madrid ise Vinicius yerine Hazard’a forma şansı verdi. Oyuncu değişiklikleri sonrası ileri hattı hareketlenen Chelsea, özellikle ilk beş dakika hakimiyeti ele geçirdi. Fakat son 10-15 dakikada fazla riskten kaçındılar.

Biraz geriye yaslanan rakibine karşı Madrid, Marcelo-Asensio ve Carvajal-Odriozola değişikliklerini yaptı. Son dakikalara doğru oyunu tamamen rakip sahaya yıkmayı başardılar. Özellikle son bölümde kendi yarı sahasında kalecisi dışında sadece Varane’ın konumlandığına şahit olduk. Topa hâkim olunmasıyla beraber bazı pozisyonlar yakalandı. Özellikle bir korner pozisyonunda ciddi bir tehlike oluşturuldu. Fakat bu tehlikeler sonucu değiştirmedi. Madrid bu mücadelede gol beklentisi olarak 1’in altında kaldı ve rakip ceza sahasında sadece 16 kez topla buluşabildi. Chelsea ise, gol beklentisi olarak rakibini geride bıraktı. Zorlu deplasmanda rakip ceza sahasında 25 kez topla buluşmayı başarırken, kendi evindeki maç öncesi avantajlı bir skor aldığını söyleyebiliriz.

Kaan Örs

Leave a Reply

Your email address will not be published.